z-logo
open-access-imgOpen Access
Cumhuriyet Türkiyesi'nin Halkçılık Uygul
Author(s) -
Zakir Avşar
Publication year - 2013
Publication title -
turkish studies
Language(s) - English
Resource type - Journals
ISSN - 1308-2140
DOI - 10.7827/turkishstudies.4653
Subject(s) - philosophy
After the proclamation of the republic, a western governmentapproach has been adopted and the public, administrative and socialstructure was attempted to be in line with the said approach. Principleswere determined and these were classified under six titles that are stillknown today. Among these principles, populism on which structuring ofstate and the society based, was placed in the forefront. Within theframe of this approach based on eliminating inequality, preventingdistinctions and making the public become dominant, malfunctionsavailable in then current structure were eliminated. One of the mostimportant steps taken to achieve this was obliging the citizens to usesurnames and abolishing various titles and by-names that had beenused to that date in the social structure. In order to be successful inobliging the citizens to use surnames in a society that had been presentfor a long time, the government started a political convincing andcommunication process and made use of teachers, theologians and civilservants, who were the opinion leaders of those days, and the press. Inthe present study, the aim was to introduce the political convincing andcommunication efforts set forth from the date the law was enacted untilthe time the legal term foreseen in the law expired. In this study, weexamined the existing literature about the subject and we also scannedthe Parliamentary reports and the press of the period. Thus, both thepolitical goals and the tools to reach the said goals were studiedthoroughly. In this way, the present study aimed at contributing to thehistory of politics and the press. Cumhuriyetin ilan edilmesinin ardından, Batılı bir yönetim anlayışı benimsenmiş ve toplumun bu yönde dönüştürülmesine girişilmiştir. Bu noktada temel alınan bazı ilkeler belirlenmiş, bunlar bugünkü bilinen haliyle altı temel başlıkta toplanmıştır. Bunların içerinde ön plana alınan, devletin ve toplumun yapılanmasında esas alınan halkçılık prensibi olmuştur. Eşitsizliklerin kaldırılmasına, ayrılıkların önlenmesine ve halkın kendisinin hâkim konuma getirilmesine dayanan bu görüş çerçevesinde, mevcut yapılanmadaki var olan aksaklıkların bertarafı yoluna gidilmiştir. Bu anlamda girişilen adımlardan biri de, soyadı kullanımının mecburi hale getirilmesi, lakap ve unvanların kaldırılmasıdır. Soyadı kullanımının öteden beri var olan bu toplulukta, yasal bir zorunluluğa dönüştürülme girişiminde başarılı olunabilmesi için yönetimin siyasal bir ikna süreci içine girdiği ve bu yönde dönemin kanaat önderleri olarak kabul edebileceğimiz öğretmenleri, din adamlarını, memurları ve basını kullandığı görülmüştür.Çalışma, soyadı kanununun hazırlanma ve çıkış süreci ile soyadlarının kayıt altına alınması için verilen yasal sürenin bitimine kadar geçen süreyi kapsamaktadır. Çalışmada, konuya ilişkin mevcut literatür incelenmiş ve bunun yanı sıra, TBMM Zabıt Cerideleri ve dönemin basını üzerinde taramalar yapılmıştır. Çalışmada, kanunun çıkışından, kanunda öngörülen sürenin dolmasına kadar geçen sürede yürütülen siyasal iletişim ortaya konmaya çalışılmış, böylelikle hem konunun siyasi amaçları, hem de bu amaca giderken kullanılan araçlar incelenmiştir. Bu yönüyle çalışma, siyasi ve basın tarihine bir katkıyı hedeflemiştir

The content you want is available to Zendy users.

Already have an account? Click here to sign in.
Having issues? You can contact us here